SON GELİŞMELER :





Hülya Avşar Önceden Tarkanı Hep Överdi


Son Güncelleme : 30.05.2011
Okunma Sayısı : 1560

Geçtiğimiz Salı akşamı Kral TV Müzik Ödülleri töreni yapıldı. Ben de bir taraftan diziyi seyrederken bir taraftan da ödül törenine göz atıyordum. Bu göz atmalar bile bu seferki ödül töreninin farklı olduğunu anlamama yetti. Zaten ardından yapılan birçok karalama ve aleyhte konuşmalar da bu işin iyi kotarıldığının işaretiydi. Bütün bu başarılı işin mimarı Gezegen Mehmet dediler.

O ne biçim bir isim;
nasıl bir adam bu böyle diyerek kendisini arayıp röportaj için randevu aldım. Kral TVye gidip odasında beklerken kafamda bir sürü Gezegen Mehmet tiplemesi vardı. Fakat onu tanıdığımda gayet hoş, şeker, gözlerinin içi gülen biri olduğunu gördüm. Konuşmaya başladık. Beni hemen etkisi altına aldı. Şahane bir adam ve müthiş bir hikayesi var. Gerçek bir insan ve her şeyi olduğu gibi anlatıyor. Çok net anlıyorsunuz ki, onda yalan dolan yok. Çok sevdim ben onu...

* Sizin ilginç bir hikayeniz varmış. Bunu dinleyebilir miyiz?

Evet tabii ki, isterseniz size bütün hayatımın içinde olduğu kitabımı da verebilirim.

* Çok sevinirim. Ama ilk önce hikayenizi şöyle bir anlatırsanız...

Annesi babası bir yaşındayken ayrılan bir çocuğum. Dedem ve babaannemle büyüdüm. İlkokulu zor şartlarda okudum ve beşinci sınıfa kadar dört tane okul değiştirdim. Öğretmenlerimin hatta ilkokul arkadaşlarımın isimlerini hatırlamıyorum.

* Neden? Tayin durumları mı vardı ?

Sürekli Gaziantep-İstanbul arası gidip geldim. Zor zamanlardı. İstanbulda babam ve üvey annem vardı. Gaziantepte de babaannem ve dedem yaşıyordu. Onları çok sevdiğim için burada duramıyordum ve illa gitmek istiyordum. Onun için başarısız bir okul dönemim oldu daha sonra da kimse bana, okula devam edecek misin diye sormadığı veya gönderme konusunda bir talepleri olmadığı için okuldan sonra amcamın yanında marangoz atölyesinde çıraklık yapmaya başladım. İş ile ilgili hatırladığım ilk şey; ustalara buzlu su taşıyordum, 10-11 yaşlarındayım... Hep ağır işlerde çalıştım ve bu marangoz çıraklığı, kalfalığı, ustalığı epey uzun sürdü, 25 yaşına kadar bunu yaptım. Askerden gelene kadar bu devam etti. 25 yaşından sonra radyo hayatı başladı benim için.

* Peki radyo nasıl başladı?

Pat diye olmadı tabii... Marangozluğu sevmiyordum, Bu benim işim değil diyordum ancak para kazandığım iş oydu. Ben daha çok iletişimle ilgilenmek istiyordum. İlk radyo ile tanışmam çocukluğumda oldu. Dedemin bir radyosu vardı, tabii o zaman orta dalga, uzun dalga, kısa dalga yok o kanalları değiştirirken (7-8 yaşlarındayım). Çıkan frekans seslerinin uzaylılardan gönderildiğini hayal ederdim ve radyonun o kanal düğmelerini değiştirerek ben de onlara sinyal gönderirdim. Karşılıklı dünya dışı varlıklarla konuştuğumu zannederdim. İlk radyonun hayatıma girişi böyle olmuştu.

* Müthiş bir hayal gücü...

Evet her zaman geniş bir hayal gücüm oldu...

* Ama hâlâ marangozluk değil mi?

Evet, Heybeliadada bir marangozhanede çalıştım. Ve çalıştığım yerde de yaşadım. Ben de o inşaatta yatan insanlardan birisiyim.

* Benim bu duruma içim acıyor.

Ama bu duruma önyargılı bakan birçok insan var. İşten çıkarılınca o çaresizlikle ne yapacağım diye düşünürken beraber çalıştığım arkadaşım Muharrem Usta, ki kendisini asla unutmuyorum, bana Muğla-Ortacada bir tanıdığının marongoza ihtiyacı olduğunu söyledi ve ben pılımı pırtımı toplayıp Muğlaya hareket ettim.

* Ne kadar sürdü bu Muğla-Ortaca hikayesi ?

Bir yıl kadar sürdü. Bu arada radyo dinliyorum sürekli. Orada da Ortaca FM diye bir radyo var. Oranın kendi radyosu ve bir de araçları var. Ben o aracı görünce Aaa acaba nasıl bir araçları var diyorum. Radyo nasıl bir yer acaba? Bir gün telefon numarası verdiler ve arayıp canlı olarak bağlandım yayına... Sonra yayına her bağlanan benden bahsetmeye başladı. Aa işte az önce arayan çocuk ne güzel konuştu, sesi ne kadar güzeldi falan diye. Orada bende bir ışık yandı, acaba böyle bir işi yapabilir miyim diye... Ve kendisine bedava masa sandalye yapmayı teklif ettim. Tabii ki şaşırdı ama seve seve de kabul etti. Derken oraya gidip gelirken bir gün punduna getirip kendisine beni programa çıkarması için yalvardım; o da kabul etti ve kımıldamadan tam 10 saat yayın yaptım. Ne anlattıysam sabah kapıya insanlar geldi. Resmen kapıda izdiham vardı.

* Neydi sizi farklı kılan? İnsanların ilgisini çeken neydi ?

Orada ben gerçek ben oldum; gerçek bir insan olarak onların karşısına çıktım. Bu bir program değildi. Hâlâ da öyledir. Ben program yapmam.

* Ne yaparsınız?

İçimden ne geliyorsa onu yaparım. Hiçbir kurgu yoktur bende, o an hangi duygu varsa onu yaşarım hiçbir hazırlığım olmaz benim.

* Peki hikayenize devam edelim.

Evet, Ortacadan sonra bugünün
300 TLsi gibi bir parayla Dalamanda çalışmaya başladım.

* Asgari ücret bile değil.

Ama o gün şunu söyledim, Ben bu işten para kazanmaya başladıysam bu iş bitmiştir, sonuna kadar giderim bu işin. Orada da kabıma sığmadım ve o sırada tek hayalim ulusal bir radyoda yayın yapmak, Merhaba Türkiye demek... Ve sürekli büyümek istiyorum. Buradan sonraki durağım Marmaris oldu. Orada Marmaris FMde papağanımla birlikte program yapmaya başladım.

* İsmi ne peki papağanın?

Papağanın ismi Geveze. Gayet iyi gidiyor her şey, Akdeniz FM yıkıyor orayı. Toplantılar yapıyorum yüzlerce insan geliyor görüşmeye; çok popülerim orada. Sürekli Radyo Klas ve Süper FM dinliyorum, acaba bir gün buralarda yayın yapabilir miyim diye düşünüyorum. Bir demo yapıp, Süper FMe ilettim. Heyecanlı bekleyişin ardından beğendiler cevabını alınca göklere uçtum. Ben bu beğenmişler lafı üzerine her şeyi silip bir tek cebimde yol parası ile İstanbula doğru yola çıktım. Tabii buraya geldim, zannediyorum ki beni hemen yayına alacaklar, etrafımda olacaklar, benimle ilgilenecekler... Alakası yok, etrafta kimse yok... Yine başladık mı rezilliğe... Meğer onlar bana gelsin dememişler sadece beğendik demişler. Gidiyorum geliyorum Stara, İkitelli ye, kimse ile görüşemiyorum. Kimse yok, en sonunda kapıdaki güvenlik görevlileri dedi ki, Bak şurada Harun Bey var ya aman sakın bizim söylediğimizi söyleme ama bu adam radyonun başındaki adam. Ben adamın bir anda karşısına çıktım, o sırada yemekten geliyormuş. Dedim ki, Harun Bey, ben Mehmet Gezegen size bir demo göndermiştim. Evet, dinledim gayet güzeldi dedi. Ama ben sana gel demedim ki, program gayet güzel dedim. Ben de, Harun Bey bakın bu iş benim için ölüm kalım meselesi dedim. Çünkü bütün umutlarım hayallerim onun üzerine kurulu. Ve işe başladım. Kral FMde çalışmak istiyorum ama oradakiler beni istemiyorlar pek, çünkü onları yerlerinden etmemden korkuyorlar. Ben de rahatsız olmasınlar diye herkesin izin gününde onun yerine yayın yapmaya başladım. Aradan bir
ay geçti... Kıyamet kopuyor, mektuplar telefonlar...

* Para kazanın artık ne oluurrr...

Para mara yok daha ortada, aylık bile yok. Üç ay sonra reytingler geldiğinde ilk 20de çıktım. Bir ay sonra 3üncü sıraya yükseldim.. Üç ay sonra birinci çıktım. Türkiyenin en çok dinlenen insanıyım ama ortada para mara yok. Artık her ay birinciyim. Aradan bir sene geçti radyonun genel yayın yönetmenliğini verdiler bugünün parasıyla ayda 1000 TL ödemeye başladılar.

* Nihayet para kazanmaya başladınız yani..

Konserlere etkinliklere çağırmaya başladılar ve para kazanmaya başladım buralardan... Yani para problemim çözülmeye başladı. Daha sonra Best FMe geçtim ve 2 sene de orada çalıştım.
Sonra TMSF el koyunca, bana tüm radyoların başına geçmemi teklif ettiler. Kabul ettim ve tüm Star radyolarına bakmaya başladım.

* TMSFden sonra Ferit Şahenk ile çalışmaya başladınız.

Evet, öyle oldu.

Hülya Avşar önceden Tarkanı hep överdi

* Kral TV Müzik Ödülleri çok iyiydi. Ancak birçok kavgaya sebebiyet verdi.

Aslında kral çıplak dendi bu ödül töreninde. Burada en çok tartışılan şey, Tarkanın niye bu kadar ödül aldığıydı. Oysa ödülleri biz vermiyoruz.

* Halk mı veriyor?

Hayır, bir tek halka bırakırsak sağlıklı bir sonuç alamayız. 5 kriter var; satış rakamları, jüri üyeleri, internetten satış rakamları, radyolarda çalınma rakamları, halk... Ve halkın da telefonlarından 1 SMS aldık. Bunu da basın toplantılarımızda duyurduk. SMSler de sadece 1 SMS bedeline yapıldı yani hiçbir gelir kazanmayı hedeflemedik. Ve bunun da dışına çıkıp belli yüklemeler olmasın diye 20 günlük oy sürecini masaya yatırdık. Hile gibi görünen şeyleri yani aynı telefondan yapılan 500 bin adet gibi mesajları hemen sildik. Yani o kadar adil bir iş yaptık ki, dünyada bu sistem emsal alınabilir. Ve tüm bu kriterlerden sonra sonuçlara bakarak bu ödülleri hiçbir müdahale yapmadan sahiplerine verdik.

* Peki Tarkan konusuna gelirsek...

Tarkan niye tartışılıyor anlayabilmiş değilim. Tarkan geçen sene 400 bin albüm satmış. Yani yarıştığı kategorideki sanatçıların toplamından daha fazla. Biz hiçbir şey yapmıyoruz; olan fotoğrafı çekiyoruz.

* Bu konuda en çok Tarkanın ödüllerini başkalarına aldırtması tepki çekti.

Tarkan gerçekten çok mütevazı, çok naif bir sanatçı. Emin olun kaç ödül alacağını bilmiyordu. Sadece benim çabalarımı, samimiyetimi görünce ve çok rica etmemden dolayı Tamam geleceğim dedi. Fakat benimle yürüyen arkadaşlarımın çok emeği var, ödülleri benim adıma onlar alsınlar. Ben de en sonda çıkayım ve herkese büyük bir sürpriz yapayım dedi.

* Tarkanın bu iş için büyük para aldığı doğru mu?

Bir grup, Tarkanın bizden para aldığını; diğer grup bizim Tarkandan para aldığımızı söyledi. Emin olun kimse 1 kuruş bile almadı. Böyle bir şey olabilir mi zaten?

* Hülya Avşarın kızgınlığı neden?

Emin olun bilmiyorum ve gerçekten şoktayım. Bunu araştırsınlar, hatta arşivlere baksınlar. Hülya Hanım bu törenden önce her yerde her zaman Tarkan için dünya starı diyor. Ödül töreninden sonra ise basın ordusunun önünden geçiyor ve hiçbir şey söylemiyor. Derken 2 gün sonra bu yorumları yapıyor. Hayret verici bir durum. Zaten kendisi bu ödül törenine çok yakın dostu Emel Müftüoğluna destek olmak için geldi. Bu organizasyonu Emel Müftüoğlu yapıyordu. Müftüoğlu, ödülleri Türkiyenin mühim sanatçıları versin diye uğraştı. Hülya Hanım da o yüzden oradaydı.

* Bu yaşanan olaylar sizi üzdü mü?

Evet, son derece üzdü. Keşke burada Sezen Aksunun Sertap Erener, Levent Yüksel ve Aşkın N. Yengi ile yaptığı o şahane düeti konuşuyor olsaydık. Ya da açılıştaki Hüsnü Şenlendircinin müthiş performansını... Ya de ne bileyim, Orhan Gencebayın böyle bir ödül töreninde şarkı söylemesini ve herkesi duygulandırmasını konuşuyor olsaydık. Ama malesef büyük tartışmalar büyük güzelliklerin üzerine gölge düşürüyor.


* Ve bir gün Tayyip Erdoğan arabasında sizi dinliyor değil mi?

O tam olarak o şekilde değil. Şöyle; Tayyip Bey ile belediye başkanlığı döneminden tanışıyoruz. Tayyip Beyin ekibi İstanbula 50 bin ağaç kampanyası yapıyordu. Benden de bunu bir konser ile duyurmamı istediler.
Biz de büyük bir konser yaptık ve Gülhane Parkına tam 250 bin kişi topladık. Tayyip Bey ile ilk defa orada tanıştım. Konseri ben yaptım ve bundan da hiçbir ücret almıyoruz dedim: Madem siz 50 bin ağaç dikiyorsunuz, biz de size bunu hediye olarak yapalım. Bu tip etkinliklerle başlayan bir tanışıklığımız var.

* Ama medyada bilinen Tayyip Beyin en çok sizi dinlediği ve en sevdiği radyocunun siz olduğu.

Sonuçta radyoyu sevmese bile insan, sevdiği biri bir yerde bir yayın yapıyorsa onu dinler. O şekilde bir iddiam yok yani En çok beni dinliyorlar diye. Ama belki radyocu olarak tanıdığı sevdiği birisi olduğum için bu şekilde anılıyor.

* Görüşüyor musunuz hâlâ?

Zaman zaman, evet görüşüyoruz.

* Sizin düğününüze gelmiş galiba?

Evet, nikah şahidimdi.

* Ne tarz müzik sever Tayyip Bey?

Halk müziği de dinler, çok ayrım yapmaz ama en çok Türk Sanat Müziği sever. İkinci sırada Halk Müziği diye düşünüyorum.

* Tayyip Beyden bahsederken gözleriniz parlıyor.

Evet, çok seviyorum kendisini. Gerçekten ailemden biri gibi seviyorum. Ben kimim ki; küçücük Gezegen Mehmet... Onun o tutuklandığı zor zamanlarında bile yanında durdum. Kanımdan birisine olsa ancak bu kadar etkilenirdim.

Mehmet Akbay: Yeni bir kanal açtık Kral Pop Radyo 94.7

Yeni Kral Pop 94.7...Bu yeni radyo kanalımızda Bay J, Geveze, Cem Ceminay gibi en iyi radyocular program yapacak.... Benim gelecek hayalim ise bir organizasyon firması kurmak.

Kaynak : Özgür Aras PR
Bookmark and Share


SİZİN YORUMLARINIZ

Bu habere henüz bir yorum yapılmadı.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR



Ayşe Özyılmazel'den Basın Açıklaması

Sinan Akçıl'dan Şok Açıklamalar

Sevgilisi İçin İspanya'ya Taşınıyor

Frame Türkiye

Ünlü Şarkıcı Tutuklandı

Konserlerin tam listesi için Tıklayın ...
  JOLLY JOKER BALANS Haziran Konserleri
  Ajda Pekkan - I Love Bonus Yaz Konserleri
  MARTY FRIEDMAN
  JOLLY JOKER BALANS MAYIS 2011 ETKİNLİKLERİ
  Godskitchen Urban Wave: Armin Van Buuren
  Tricky - Mixed Race Tour
  DJ Hüseyin Karadayı Türkiye Turnesi

Dufy - Well Well Well
(İzlenme : 2616)

Yüksek Sadakat - Live It Up
(İzlenme : 1845)

Fanta Gençlik Festivali // TARKAN ve maNga (3443)

Gökhan Keser - Hadi Ordan // Video (3020)

Karayip Korsanları Gizemli Denizlerde Sinemalarda (2875)

Ünlü 3D Sokak Ressamı Kaldırım Picasso'su İstanbul'da! (2144)

Demet Akalın'dan Yaza Özel Yepyeni Bir Albüm AŞK (1953)

Ayşe Özyılmazel'den Basın Açıklaması (1871)

Candan Erçetin - Aranjman 2011 (1814)

Lady Gaga - Born This Way (1801)

Transformers Ay'ın Karanlık Yüzü // Fragman (1747)

Zülfü Livaneli ve Manga 17 Haziran'da Central Park'ta (1734)


ANASAYFA | MÜZİK HABER | ALBÜMLER | SANATÇI & GRUPLAR | KONSERLER | FRAGMAN | SİNEMA | VİDEO | MASAÜSTLERİ | MEKANLAR | EKRAN KORUYUCULAR | KÜLTÜR SANAT | FİSKOS

[ Üye Ol | Oturum Aç | Giriş Sayfam Yap | Favorilerime Ekle | Reklam | İletişim ]
Telif Hakkı © 2009-2010 365 Gün Müzik. Tüm hakları saklıdır.