|
Müzik Yazanlar Büyüteç Altında - Eray Aytimur
| Son Güncelleme : 18.10.2009 Okunma Sayısı : 1076
Müzik sektöründe farklı külahlarıyla debelenen bir kardeşiniz olan bendenizi, tam da farklı külahlarım nedeniyle ilgilendiren bir yüksek lisans tezi geçti elime. Daha doğrusu ben tezin eline geçtim ve Türkiye’deki -varsa öyle bir şey- müzik medyasıyla ilgili, bildiğim kadarıyla yazılmış bir ilk çalışmanın özet, yöntem ve sonuç metinlerini okuma fırsatı buldum.
Tezin sahibi bahsi geçen medyayı takip edenlerin muhtemelen tanıdığı biri, Ali Deniz Uslu. ‘Hadi len oradan, nereden tanıyalım elin oğlunu’ diye soran olursa, şıp diye yapıştırırım yanıtı; Hafta Sonu ekleri başta olmak üzere Cumhuriyet gazetesine hazırladığı becerikli müzik haberlerinden. Yine de kesmiyorsa, devletin 2008 tarihli 1 Mayıs ayıbında polis tarafından kolu kırılan gazetecidir derim; utanması gerekenler utanmamaya, kötü anıları tazelenenler acı çekmeye devam eder. İyisi mi bu bahsi kapatayım, arkadaşımızın Marmara Üniversitesi’ndeki Gazetecilik Yüksek Lisansı’nı verebilmek için ince, narin, nazenin, ürkek, biraz da bilerek yazdığı ‘Müzikte Toplumsal Kültürel Farklılaşma ve Medya: İstanbullu Müzik Örneği’ başlıklı çalışmasına sapayım.
Olmayan müzik medyası
Özetin özetiyle, Türkiye’de ‘müzik medyası’ ifadesi kendisini kabul ettiremiyor. Aha işte en birinci örnek benim. Yazının başındaki ara cümleye bakınız. İkinci mesele ‘müziğin tüm aktörleri kültürel değişimin birer yönlendiricisi olurken, müzik medyası günümüzde toplumun göstergelerinden uzakta’.
Tezi böyle özetlettiren içeriğin metodolojisini anlatmama ise zaten gerek yok. Ayrıca gerek olsa bile, anlatamam. Çünkü metodoloji dersinden -o da kopya çekerek- C ile geçtiğimi gayet net hatırlıyorum. Ama Türkiye’deki müzik medyasına ontolojik sorular sorduğunu düşündüğüm bu araştırmanın gerçekleşmesindeki motivasyon ve iddiasına uzanan yolda uğradığı durakları kendimce şöyle sıralayabilirim: Sadece dinlenebilir bir olgu olmadığı halde müzik okunarak tüketilmiyor. Müzik medyası ifadesinin oluşamamasından da bağımsız olarak, bir kültür sektörü müziği ve talebi yönlendiriyor.
Ali Deniz, müzik ve tanımlarını derinleştirilirken, kültürün müzik, müziğin kültür üzerine akışını anlatan kaynaklara ulaşıp müzik sosyolojisi, müziğin elementleri ve popüler kültürün evrimi üzerinde müziğin aidiyet sorununa yönelmiş. Medya ve müzik ilişkisinin etkin aktörleri olarak ele aldığı müzik yazarları, gazeteciler, müzisyenler ve müzik şirketleri çalışanlarıyla iletişim kurmuş. Müzik medyası dinamiklerine, müzik severlerin medyayı, özellikle de müzik yazarları ve eleştirmenlerini ne kadar takip ettiğini sorarak başlayıp kentli müzik kavramının tanımlarıyla devam etmiş.
Hıncal Uluç etkisi
Şimdi de baylar bayanlar, hepsi gibi bu tezin de en eğlenceli kısmı olan ‘Değerlendirme’ bölümüne geçiyorum. “Müzik medyası ve müzik-kültür ilişkisine bakıldığında aslında müziğin bu işin merkezinde olmadığı görülüyor. Müziğin kültür nesnesi olarak tüketilmesi, metalaşması, kataloglaşması yalnızca bilinir olması durumunu yaratırken eserlerin içeriği ve ötesi bilinmiyor. Eleştirmenler, gazeteciler ve müzik yazarları da eski alışkanlıklarından kurtulamadığı için, ürünün güncel eleştirisini yapmıyorlar. (Bendeniz bir Nil Karaibrahimgil yazımdan sonra parlatılan anamın hatrına, bu gediğe yine kendimi örnekleyebilirim). Medyada yayımlanan müzik metinlerinin okunma oranları değişken olsa da sürdürülebilir bir okunurluk söz konusu değil. Ve ‘popüler isimlerin’ yorumları müzik yazılarından çok daha ilgi görüyor ve piyasayı yönlendiriyor.”
Bu noktada hepimizce aşikâr şunu ekleyeyim tam olsun: Müzik yazarı olduğu varsayılan ve bu yöndeki çalışmaları beğenilen 50 kişi bir araya gelse(k), Türkiye’de Hıncal Uluç’un tek cümlesinin etkisini yaratamıyoruz müzik tüketicisinin üstünde. Çünkü dinleyiciyle tüketici arasında kocaman ve tastamam bir fark var. Hani mösyönün güvenilirliğine itirazım yok ancak müzik deryasında tek kerteriz olması problemli bir durum. Bu da onun değil sektörün problemi. Konuya belki devam ederiz. Şimdilik öptüm, baay.
ERAY AYTİMUR
RADİKAL CUMARTESİ
10/10/2009
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=958566&Yazar=ERAY%20AYTİMUR&Date=18.10.2009&CategoryID=41
Kaynak : www.radikal.com.tr
|
SİZİN YORUMLARINIZ |  | Bu habere henüz bir yorum yapılmadı.
|