|

|
Kim maymun ? - Cenk Erdem
| Son Güncelleme : 06.08.2009 Okunma Sayısı : 721
Kimi zaman öğle yemeğine gittiğim restoranlardan birinde her zaman açık olan müzik kanalına şöyle bir bakıyoruz aslında maruz kalıyorum demek daha doğru olur. Başka özel bir vakti ayırmak istemeyeceğiniz şarkıcı ve kliplerle kuşatılırken, İskender güzel gidiyor yarısı yabancı kliplerden araklanmış videoların yanında. Hatta artık iş arkadaşımla, bakalım bu Kylie videosu mu? Atiye’nin daha çok Madonna “Sorry” klibi mi? eğleniyoruz.
Ancak Davut Güloğlu’nun klibine de sık rastlıyorum.
Şarkısının adıyla ilgili sözüm yok: “Kopalım bari” . Ancak klipteki kıyafetleri ve Karadeniz müziklerini getirdiği hali kopardığı kesin. Yurdumda gelenekseli korumak sanırım daha akıllıca olabilir, çünkü modernle gelenekseli bir araya getirme çabaları felaket olabiliyor. Diyelim füzyon yapmak isterlerse, füzyon bu değil lütfen.
Davut Güloğlu, Hayko Cepkin için : “Bu tip şarkıcıların yaptıkları işler kıyafetiyle, her şeyiyle tam bir maymunluk” demiş. Kim maymun ben bilemiyorum.
Mustafa Sandal’ın son derece şahane açıklaması ve eşini beluga havyarına benzetmesi üzerine, tüm bu konuşmalar kır pidesi. cenk erdem.
ÇOCUK KABUSU
Yaz sıcağında hem sinemanın kliması sayesinde, hem de gördüklerinizin baştan sona gerilimiyle donup kalabileceğiniz bir film gösteriliyor şu aralar. Daha önce Waz filminde Selma Blair’in olağanüstü performansıyla yine dikkat çeken bir korku filmine imza atan Tom Shankland’in, bizde “Histeri” adıyla gösterilen The Children filmini özellikle korku filmi sevenler kaçırmasınlar.
Hayvan Mezarlığı filminde anne ve babaları dehşete düşüren çocuk katil profili bu filmde baştan sona bir gerilime dönüşüyor. Karda kışta bir kır evinde, iki aile çocuklarıyla Noel tatili geçirmek üzere buluşmuşken, çocukların tuhaf davranışları ve hastalanmalarıyla başlayan gariplikler öyle bir hal alıyor ki, İngiliz Korku sinemasında çoğu kez kullanılan, herkesin herkesten şüphe eder hale geldiği sahneler zekice sizi koltuğa çiviliyor.
Filmde çocukların birer katile dönüşmesi bir virüs hikayesiyle izah edilse de, filmin en çekici tarafı, olup biteni biraz gizemli tutarak ilerlemesi. Televizyondan kaçıp, sıcak bir yaz gecesinde bu filmi izlemek gayet serinletici olabilir, son dönem yönetmenleri için de en az Alexander Aja (Bakınız Aynalar, olmadı yine bakınız Yüksek Tansiyon) kadar iyi bir yönetmenle karşı karşıyayız, haberiniz olsun.
CESARIA’NIN BEREKETİ
Cesaria Evora’nın son İstanbul konseri yine şahaneydi. 6 ay içinde ikinci kez geldiği İstanbul’da hayranları, Fenerbahçe’nin kumsal üzerindeki konser mekanı True Blue’yu dolup taşırmışlardı. Şarkılarla romantikleşen alanda binlerce dinleyici, romantik olmaya hazır gibiydi. 50 yaşında keşfedilen Evora, artık 70’ine merdiven dayamış olmasına rağmen, öyle “cool bir kadın” ki, seyirciler Evora’yı hem sevgileri kabarıp gülümseyerek, hem de deliler gibi alkışlayarak izliyorlardı.
Koba Verde’nin ağıtlarını ve neşeli şarkılarını sahile taşıyan Evora, konserin açılışını enstrümantal bir şarkıyla yapan orkestrasından sonra sahneye çıktığında öyle bir keyifliydi ki, azcık oynar gibi yapınca alkış kıyamet koptu.
Konser öncesinde kulisteki süslenmiş hali ve üşengeçliği en az “garfield” kadar sevimliydi. Konuşmaya bile üşenen haliyle yanına çağırıp, masasındaki meyvelerden ikram etmek istiyordu.
Mekandaki bol entel profil, yalınayaklı diva gibi ayakkabılarını çıkarıp, Björk’ü çağrıştıran danslar ettiler. Cesaria Evora’yı yıllardır tanıyorum ve en yoksul günlerinde bile “umudunu hiç yitirmeyen Yeşil Burun halkının, “umurumda değil tavrını” taşıdığını da gözlemleyebiliyorum. Bana röportajında şarkılarının denize ve berekete dua ettiğini söylüyordu. Nitekim aynı bereketi İstanbul’a getirdi sanki.
Bis alkışlarıyla sahneye dönen Cesaria, Besame Mucho’yu söylerken yağmur şakırdamaya başlayınca, dinleyiciler en az uzun kuraklıklar yaşayan Koba Verde’liler kadar sevince boğuldu. Aynı sevinci malzemeleri korumaya çalışan prodüksiyon ekibinin paylaştığını zannetmiyorum ancak bir yaz akşamını, yağmur altında şarkılara çoğu dans eden bir kalabalıkla eşlik ederek Cesaria ile pek mutluyduk.…
Kaynak : Cenk Erdem
|
SİZİN YORUMLARINIZ |  | Bu habere henüz bir yorum yapılmadı.
|