|
Petek Dinçöz Röportajı - Ekin Türkkantos
| Son Güncelleme : 13.06.2009 Okunma Sayısı : 1839
Petek Dinçöz tıpkı Sezen Aksu'nun yeni imajı gibi sapsarı saçları, koyu renk kaşları ve 'Sezen pozları'yla çıktı karşımıza. Bu benzerlik çok da şaşırtıcı değil; çünkü 'Saatlerce müzik ve hayat üzerine, sonu gelmeyecek bir öğretinin içinde buluyorum kendimi' diyerek tüm vaktini Sezen Aksu ile geçiriyor. Dinçöz ile hayatında olup bitenleri ve yeni albümünü konuştuk.
Petek Dinçöz, yeni albümü 'Ne Yapayım Şimdi Ben' ile müzik piyasasındaki yerini aldı. Her albüm öncesi tarzını, imajını ve saçını değiştiren, genç kızlardan sürekli puan toplayan güzel şarkıcı, bu albümüne çok güveniyor. Sezen Aksu'yla çalışma imkanı bulan Dinçöz, sesindeki değişimi de bu albümle birlikte fark etmiş. Bilgisayar hilelerine başvurmadan, çalışarak doğru söylemeyi öğrendiğini söyleyen Dinçöz, 'Şarkı söylemenin keyfini dokuz senelik müzik hayatından sonra geç de olsa aldım' diyor. Petek Dinçöz ile yeni albümünü, sabah programını ve evliliğini konuştuk.
Yeni albüm, yeni heyecan... Albümde kimlerle çalıştınız? Nasıl şarkılar var?
Daha önce yaptığım albümlere göre fazlasıyla pop oldu. Cihan Okan, Mustafa Ceceli, Kıvanç K., Fettah Can ve beni bambaşka bir dünyaya sokan Sezen Aksu'yla çalışma imkanı buldum. İlk kez bu kadar içime sinen bir albüm yaptım. İşin ilginç yanı bu çalışma bittiği andan itibaren belki bir, belki de iki sene sonra çıkaracağımız albüm için hemen çalışmaya başlamamız oldu. Müzikte 'bitti' kelimesinin geçerli olmadığını öğrendim.
ŞARKI SÖZÜ YAZARSAM ŞAŞIRMAM
Şarkı sözü yazıyor musunuz?
Bir Azeri besteye söz yazdım. Ama benim işim bu değil... Sahnede olmayı ve okumayı seviyorum. O başka bir yetenek. Ama ileride böyle bir dünyanın içinde de bulursam kendimi şaşırmam.
Bu albümün önceki albümlerden farkı nedir?
Sound'lar, tarz, imajım, kıyafetlerim ve en önemlisi benim bile tanımakta güçlük çektiğim okumadaki sesim. Hiç bilgisayarda oynamadan, çalışarak ve doğru söylemeyi öğrenerek, stüdyoya girip nasıl şarkı söylendiğini bu albümde yaşadım. Ve açıkcası çok keyif aldım.
ÜRETMEZSEM KENDİMİ EZİK HİSSEDİYORUM
Albüm çalışması sırasında kendinizde fark ettiğiniz değişikler neler?
Sesimin rengini artık ben de tanımıyorum. Sezen Hanım ilk çalışmaya başladığımızda bana 'Çok önemli bir yeteneğin, sesin var. Ama yanlış okuyorsun' dediğinde şaka zannetmiştim. İki hafta sonra gerçek sesimi kullanmayı öğrendiğimde mutluluktan uçtum. Daha önce evde hiç şarkı söylemezdim, şimdi susmuyorum. Şarkı söylemenin keyfini geç de olsa aldım.
11 albümünüz, bir sinema filminiz, dört dizi projeniz var. Bunun yanı sıra çok izlenen bir sabah programı sunuyorsunuz. Bulunduğunuz yerle ilgili endişeleriniz, kaygılarınız, mutluluklarınız neler?
Şimdilerde, eskiden çok tembel olduğumu düşünüyorum! Bir günü evde boş geçirsem dünya başıma yıkılıyor. Eskiden televizyon karşısında sadece film izleyerek bile mutlu olurdum. Şimdi ise bir şeyler üretmezsem kendimi ezik hissediyorum.
Şarkıcılığa ilk adım attığınız dönemde önemli yerlerde assolist olarak sahneye çıkmanız çok eleştirilmişti. Kimileri de mankenden şarkıcı olur mu dedi. Ama siz boş durmadınız ve ses eğitimi de aldınız. O günlerden size neler kaldı?
Tecrübe... Genç yaşta uzun seneler çok önemli yerlerde sahne aldım. Tek talihsizliğim kendimi müzik konusunda tam geliştiremeden iyi yerlerde çıkmamdı. Bu konuda gerçekten çok şanslıydım. Aslında o dönemler bu tekliflere önce 'Hazır değilim' diyordum. Ama hep 'Sahnede kendini geliştirirsin, en iyi okul sahne' cevabını alıyordum. 'Bir daha böyle bir şans yakalayamazsın' laflarının doğru olduğunu görüp 'Tamam' dedim.
Hiç pişman değilim... O dönem Maksim'e çıkmasaydım, ancak kendimi hazır hissettiğim bu dönemde böyle bir beklenti içinde olsaydım ne olacaktı? Artık bir Maksim yok! O, o zamandı. Sahnenin gerçekten iyi bir okul olduğunu ancak eğitimsiz bir şekilde sadece sahnenin insana her şeyi veremediğini düşünüyorum. Eğitim de olmalı, sahne de...
Albümlerin çok satıyor. Danslarınız, sahne şovunuz özellikle genç kızlar tarafından taklit ediliyor. Kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?
'Ne Yapayım Şimdi Ben' çok iyi başladı. İnşallah devamı gelir. Genç kızlarla ilgili sorunuza gelince doğru, ben de görüyorum. İşte o yüzden özel hayatıma çok dikkat ediyorum. Sansasyonsuz, düzgün bir aile yaşantısı sürmenin, örnek olmanın önemli olduğuna inanıyorum. Göz önündeki insanların özel hayatlarıyla örnek olması gerektiğini düşünenlerdenim.
Yoğunluğunuzdan ötürü yapmayı isteyip de ertelediğiniz projeler var mı?
Bu koşuşturmadan, tiroid hastası oldum. Ve çocuk isteğimi hep ertelemek zorunda kaldım.
EV KADINI OLMAK İSTERDİM
Bir günlük rutin programınız nedir?
Uyanma saatim 06.55... Hemen toparlanıp, stüdyoya gidiyorum ve 'Arım Balım Peteğim' için saç-makyaj hazırlıkları başlıyor. 09.35'te program başlıyor, saat 13.00'e doğru bitiyor. Ertesi günkü programın toplantısı ve ayak üstü yemekle stüdyodan çıkışım 14.30'u buluyor. Oradan doğruca Sezen Hanım'ın yanına gidiyorum. Albüm çalışması olsa da, olmasa da orası benim okulum... Saatlerce müzik ve hayat üzerine, sonu gelmeyecek bir öğretinin içinde buluyorum kendimi. Akşam saat 19.00 gibi Can arar ve 'Nerede yemek yiyoruz' der. 'Yorgunum, eve gitsek' lafını anlatamazsınız ona. En erken saat 01.00 gibi uyurum ve yine programa...
Şov dünyasında yer almasaydınız ne olmak isterdiniz?
Ev kadını... Sanki başka bir iş yapamazmışım gibi geliyor. Ama iyi bir anne ve ev işleriyle deli gibi uğraşan bir ev hanımı olurdum herhalde...
Bebek hazırlıkları tamam!
Tüm koşturmanızın arasında evlilik nasıl gidiyor?
Hayatı planlı, akıllı bir adamla tabii ki iyi gidiyor. Doğru dürüst kavga bile edemiyorsunuz. Çünkü her nasılsa hep o haklı çıkıyor.
Bebek yapmak gibi bir planınız var mı?
Evet, ancak hipertiroid yüzünden hamile kalamıyordum. Bir yıldır tedavi görüyorum. Sonunda düzeldi. 10 güne kadar son kontrollerimi olacağım, ondan sonrası kısmet...
Eleştirilmeyi sever misiniz? Siz insanları eleştirir misiniz?
Eleştisine göre... Mantığım içindeyse çok hoşuma gider ama art niyetliyse çok kızarım...
Güzel görünmek için bir sırrınız var mı?
Gülsuyu...
Alışveriş konusunda takıntınız var mıdır?
Ayakkabı takıntım fena... Çanta da öyle... Ve abur cubur yemek.
Önümüzdeki beş yılı düşündüğünüzde Petek Dinçöz nerede, ne yapıyor olmak ister?
Allah bilir! Öncelikle sağlık ve mutluluk, iş sonra...
1,5 yıl sonra düğün yapıp milleti kendime güldüreyim mi?
Canlı yayında, beklemediğiniz bir anda evlenmiştiniz. Nikahınız son derece eğlenceli olmuştu. Sonrasında görüntülerinizi izlediniz mi? Evlilik isteyen biri olarak canlı yayında bu tarz bir teklif bekliyor muydunuz?
Nikahımın eğlenceli olduğu doğru ama izleyenler için, benim için değil! Çünkü hiç hazır değildim. Program bittiğinde bile evlendiğimize inanamıyordum. Ben nikaha, düğüne aylarca hazırlanmak isterdim. Ama annemle bile kavga ettim. 'Bana neden haber vermediniz' deyip durdu, küstük. Sanki ben biliyordum! Ama anlatamadım. Hakikaten bazıları benim bu nikahı bildiğimi zannetti. Ama kimseyi inandırayım diye bir gayretim olmadı.
Sonra Can, yaz düğünü, kır düğünü yapacağımızı bana hayal ettirip, tüm erkekler gibi konunun üstüne yattı. Şimdi aradan geçmiş 1,5 yıl, 'Hadi istiyorsan bu yaz yapalım' diyor. Ne yani milleti kendime mi güldüreyim? Bir de kalktı, 'Petek böyle sürpriz bir nikah yüzünden bir sürü takıdan oldu' diye röportaj verdi. Neden böyle konuştuğunu anlamamıştım. Ama geçen yaz kır düğünü konusunda ısrar etmemem için bir tuzak olduğunu çok geç anladım. Çünkü arkadaşlarla yediğimiz yemeklerde bu kez 'Şimdi düğün yapsak, herkes senin takı peşinde olduğunu zannedecek' diye bilinçaltıma fren yaptırdı. Can'la uğraşmak çok zor.
EKİN TÜRKANTOS-ekin.turkantos@aksam.com.tr Kaynak : www.aksam.com.tr
|
SİZİN YORUMLARINIZ |  | Bu habere henüz bir yorum yapılmadı.
|